8   +   8   =  

On dokuzuncu yüzyıl, İstanbul ve özellikle Pera için karşılaşmaların yüzyılıydı. Kent sakinleri, ekonomik, sosyal ve fiziksel dönüşümlere ayak uydurmaya çalışıyor, mekân ve gündelik hayat durmadan birbirini yeniden inşa ediyordu. Modernleşme sonucu İstanbulluların hayatına giren alışkanlıklar, yeni mekânlar üretiyor ve bu mekânlar kurumsallaşarak alışkanlıkların kök salmasını sağlıyordu.

Özellikle 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren, uluslararası ulaşım ağlarındaki gelişmelerin de etkisiyle, İstanbul’u daha sık ziyaret etme fırsatı bulan yabancı konuklar, alışkanlıklarına uygun standartlar talep ediyor, bu talep de konaklama ve eğlence yapılarını dönüştürerek kendi mekânsal karşılığını üretiyordu. Pera, çok boyutlu bir değişimden geçiyordu: Bir yandan yangınların yarattığı yıkımın ardından bölge modern malzeme ile yeniden inşa edilirken, bir yandan da artan ithalat ile tüketim kalıpları yön değiştiriyordu. Artık vitrin bakmak, gündelik hayatın neşeli bir etkinliğine dönüşmüş, şehrin sosyal yaşantısının bir parçası haline gelen pasajlar ve vitrinler bir yandan da sınıfsal eşitsizliğin peyzajını oluşturmaya başlamıştı. Modern zamanları imleyen çeşitli eğlence, dinlence, seyir, temaşa alışkanlıkları ile beraber ortaya çıkan yeni boş zaman ihtiyaçları, kente dair farklı tahayyüllerin, maddi ve kültürel çatışmaların cisimleştiği yeni mekânlar doğurmuştu.

Aralıktan Bakmak: Meşrutiyet Caddesi’nden Bir Kesit

Pera, 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren yerel ve uluslararası pek çok aktörün buluştuğu, şehrin dönüşüm seyrine yön veren eğilimlerin ve mücadelelerin kristalize olduğu bir süreçte, kendine özgü bir karakter kazanmıştı. Bu karakter, sonraki yüzyılda demografik yapının geçirdiği dramatik değişimden etkilenmiş olsa da, bölgenin dönüşümü için belirleyici olmaya devam etmişti. Pera, eğlence, dinlence ve seyir alışkanlıklarını etkilemeyi ve bu alışkanlıklardan etkilenmeyi sürdürmüştü.

Aralıktan Bakmak

İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, 20 Mart – 21 Eylül tarihleri arasında Aralıktan Bakmak: Meşrutiyet Caddesi’nden Bir Kesit başlıklı bir sergi gerçekleştiriyor. 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren, sosyal, ekonomik ve fiziksel çok boyutlu bir dönüşüm geçiren Pera’da İstanbul Araştırmaları Enstitüsü ve Pera Müzesi binaları arasındaki kesite odaklanan sergi, bu kesit üzerinden bölgeye dair bütünsel bir bakış yakalamayı hedefliyor. Pera’yı bu kesitin ürettiği referanslar üzerinden okumaya imkân tanıyor.

Sergide Tepebaşı’nın henüz bir mezarlık olduğu zamanları belgeleyen erken 19. yüzyıl gravürlerine, şehrin gece hayatının merkezi olduğu 1960’lı yıllarda açılan Playboy Club’ın eğlenceli fotoğrafları eşlik ediyor. Sergi aynı zamanda, bugün Pera Müzesi olarak kullanılan eski Bristol Oteli’ni sanal gerçeklik teknolojileri aracılığıyla içindeymişçesine deneyimleme imkânı sunuyor. Ziyaretçileri, Pera Müzesi binasının çok katmanlı geçmişinde yüz yıllık bir yolculuğa çıkartan bu mekân deneyimi, Bristol Oteli’ne ait teknik çizimler ve aynı dönem otellerinde kullanılmış mimari üslûpları, mobilyaları,objeleri referans alıyor. Sanal ortamda form, malzeme, renk ve doku ögeleriyle yeniden yaratılan oteldeki tur, lobide başlıyor. Tur kapsamında, içerisinde tarihî piyanoya ev sahipliği yapan dinlenme odasını, dönemin birçok ayrıntısını barındıran yemek salonu ve 19. yüzyıl sonundaki konfor beklentilerine göre tasarlanmış otel odasını gezebilen ziyaretçiler, otel duvarlarında da Suna ve İnan Kıraç Vakfı Oryantalist Resim Koleksiyonu’ndan seçilen eserleri izleme fırsatı buluyor.

Aralıktan Bakmak

Küratörlüğünü ve sergi tasarımını Atölye Mil’in, VR tasarım ve geliştirmesini APOLLO’nun üstlendiği sergi, başta İstanbul Araştırmaları Enstitüsü arşivi olmak üzere, İBB Atatürk Kitaplığı, Salt Araştırma, Pera Palas, Büyük Londra Oteli, Çelik Gülersoy Vakfı İstanbul Kitaplığı, Harvard Üniversitesi Kütüphanesi, Yapı Kredi Bankası ve özel arşivlerden derlenen fotoğraf, belge, harita ve obje gibi malzemeleri bir araya getiriyor.

Rossolimo Apartmanı ve Bristol Oteli

Mimar Guglielmo Semprini tarafından 1900’lerin başında yapılan Rossolimo Apartmanı’nın Meşrutiyet Caddesi’ne bakan ön cephesi, barındırdığı neoklasik mimari ayrıntıları ve süslemeleriyle dönemin iyi bir örneğini teşkil ediyor. Yıllarca konut olarak kullanıldıktan sonra, mimar Sinan Genim tarafından yenilenen apartman, 2007’de İstanbul Araştırmaları Enstitüsü olarak hizmete açıldı.

Mimar Achille Manoussos’un tasarladığı ve 1893’te tamamlanan Bristol Oteli ise, şehrin önemli otellerinden biri olarak, 1980’li yılların başına kadar üst düzey yabancı konukları misafir etti. Daha sonra Esbank Genel Müdürlüğü olarak kullanılmak üzere satılan bina, mimar Doğan Hasol tarafından yenilendi. Bu yenilenme sürecinde otel ile hemen yanındaki beş katlı konut binasının Meşrutiyet Caddesi’ne bakan cepheleri korundu ve iki parsel birleştirildi. Önce Bristol Oteli, sonra Esbank ve kısa bir süre Etibank olarak 2002’ye kadar hizmet veren bina, Manoussos’un orijinal cephesi ve Hasol’un birleştirdiği parseller korunarak, mimar Sinan Genim’in hazırladığı proje doğrultusunda çağdaş bir müze olarak yeniden tasarlandı. 2005’te de Pera Müzesi olarak hizmete açıldı.