7   +   1   =  

İstanbul Film Festivali, sinema tarihinin en büyük yönetmenlerinden Stanley Kubrick’i, ölümünün 20. yıldönümünde özel bir bölümle anmaya hazırlanıyor.

5-16 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek 38. İstanbul Film Festivali, özel bölümlerinden “Başyapıt Fabrikası: Kubrick” ile “sinemacıların sinemacısı” olarak anılan yönetmenin filmlerini beyazperdede izleyememiş genç kuşakları ve yeniden izlemek isteyen Kubrick hayranlarını sinemaya davet ediyor. Stanley Kubrick’in yönettiği 13 uzun metrajlı filmin yenilenmiş kopyalarından gösterileceği seçki, yönetmenin filmografisini bir bütünlük içinde sunuyor.

Başyapıt Fabrikası: Kubrick

“Başyapıt Fabrikası: Kubrick” bölümünde yer alacak filmler şöyle: Eyes Wide Shut (1999), Full Metal Jacket (1987), The Shining (1980), Barry Lyndon (1975), A Clockwork Orange (1971), 2001: A Space Odyssey (1968), Dr. Strangelove or: How I Learned to Stop Worrying and Love the Bomb (1964), Lolita (1962), Spartacus (1960), Paths of Glory (1957), The Killing (1956), Killer’s Kiss (1955), Fear and Desire (1953).

Stanley Kubrick "A Clockwork Orange" filminin setinde, 1971.

Stanley Kubrick “A Clockwork Orange” filminin setinde, 1971.

Stanley Kubrick

Stanley Kubrick 1928’de New York’ta doğdu. 13 yaşında amatör olarak fotoğraf çekmeye başladı, 17 yaşında LOOK dergisinde işe girdi. Çalıştığı süre boyunca doğduğu şehir New York’un II. Dünya Savaşı sonrasındaki gündelik hayatını binlerce kez fotoğrafladı. Görsel hikâye anlatımına olan doğal yeteneğiyle, hayranlık uyandıran fotoğraf serileri ortaya çıkardı. Üç kısa belgesel çektikten sonra 1953’te Fear and Desire adlı ilk kurmaca filmini çekti. Bu filmin ardından soygun filminden korkuya, savaş filminden dönem filmine, kara komediden bilimkurguya farklı türlere atfedilen ve çoğu başyapıt kabul edilen 12 uzun metrajlı kurmaca filme imza attı.

Hollywood’un yıldız sistemini ve baskıcı yapısını öne sürerek ABD’den İngiltere’ye göç eden Kubrick, 1962’den itibaren filmlerini bu ülkede çekti. Eyes Wide Shut (1999) filminin çekimlerinin tamamlanmasının hemen ardından da bir kalp krizi nedeniyle hayatını kaybetti. Çağdaş sinemacıların ilham kaynağı olarak gösterdiği Stanley Kubrick, titizliği, mükemmeliyetçiliği, tavizsiz yaratıcı egemenliği, yenilikçiliği ve özgünlüğünün birer sonucu olan olağanüstü filmleriyle hakiki bir usta bir yönetmen olarak sinema tarihine geçti.