0   +   4   =  

Yılın özgürlüğe çıkan günlerindeyiz. 21-31 Mart 2019 tarihleri arasında düzenlenen #FiveFilms4Freedom, British Council ve BFI Flare: Londra LGBTQ+ Film Festivali işbirliğiyle özgürlüğe açılan beş filmi izleyicilerle buluşturuyor. Beşinci kez düzenlenen dünyanın en kapsayıcı LGBTQ+ dijital film festivali için özel olarak oluşturulan bu seçki, internetten ücretsiz yayınlanıyor.

Festival programında yer alan beş film, LGBTQ+ bireylerin hikâyelerini izleyiciye sunmanın yanı sıra kariyerlerinin başındaki yönetmenleri de dünya sinemasına sunuyor. #FiveFilms4Freedom, Türkiye’de de hatırı sayılır bir karşılık buluyor. Türkiye, gösterimlerin ilk dört yılında filmlerin en çok izlendiği beşinci ülke olmuştu.

#FiveFilms4Freedom filmleri 31 Mart’a kadar yayında kalacak. İzlemek için bolca zaman, dinlemek için çeşit çeşit hikâye var. Filmlerle ilgili ayrıntılı bilgiye ve filmleri izleyebileceğiniz bağlantılara aşağıdan erişebilirsiniz.

Crashing Waves (Emma Gilbertson, 2018)

İşçi sınıfına mensup iki genç erkek, şehrin göbeğinde, birbirine sıkı sıkıya bağlı ve daima yargılayan bir topluluğun gözleri önünde her şeyi riske atarak insan ilişkilerinin samimiyetini ve kırılganlığını hırçın bir dans eşliğinde keşfediyorlar.

Carlito Se Va Para Siempre / Carlito Leaves Forever (Quentin Lazaretto, 2018)

Amazon ormanının kalbindeki bir yerli kasabasında yaşayan genç bir adam olan Carlito’nun, kasabayı terk etmeye karar verdikten sonra hayatının nasıl sonsuza kadar değiştiğini anlatan kısa, şiirsel bir film.

Ladies Day (Abena Taylor-Smith, 2018)

Genç, siyahi bir lezbiyen olan Amma, Karayipler kökenli bir kuaförde kahkaha, dedikodu, parıltı ve eğlenceyle dolu bir gün geçiriyor. Peki, günlük homofobiyle nasıl başa çıkacak?

Eg/I (Hallfríður Thora Tryggvadottir and Vala Omarsdottir, 2018)

Küçük bir kasabada yaşayan genç bir trans bireyin kendi olma özgürlüğünü arayışı sırasında şehre yaptığı bir yolculuk.

A Normal Girl (Aubree Bernier-Clarke, 2018)

İnsanların yüzde 1,5’i, tipik kadın veya erkek tanımlarına uymayan bir anatomiyle doğuyor. Doktorlar için interseks bebeklerin üreme bölgelerinde ameliyat yapmak oldukça yaygın bir uygulamadır,her ne kadar korkunç sonuçlar verebilse de. A Normal Girl, interseks bir aktivist olan Pidgeon Pagonis’in hikayesi aracılığıyla interseks insanların bilinmeyen mücadelelerini gün ışığına çıkarıyor.