1   +   8   =  

Tam 50 yıl önce, Ağustos 1969’da, 400 binden fazla insan, New York’un Bethel kasabasında yer alan bir mandıra çiftliğinin yakınlarındaki çayırlık alanda Woodstock Music & Art Fair için toplandı. Festival arazisi, Max ve Miriam Yasgur adlı yaşlı çiftten kiralanmıştı. Festivali düzenleyenler (John Roberts, Joel Rosenman, Artie Kornfeld, Michael Lang), Yasgur çiftine üç günlük festival için 50 binden fazla katılımcı beklemediklerini söylemişlerdi. Ancak 100 binden fazla bilet çoktan satılmış, festivalden iki gün önce 60 bin kişi kamp alanına toplanmış, konserlerin gerçekleşeceği hafta sonu da araziye uzanan tüm yollar trafik nedeniyle kapanınca katılımcılar festival alanına biletsiz kabul edilmişlerdi. Toplam 32 performansın gerçekleştirildiği festivale katılım beklentilerin fazlasıyla üzerindeydi. Woodstock da çok geçmeden kültürel bir fenomene, müziğin ve barışın sembolüne dönüşecekti. Beat Kuşağı’nın varisleri olan Hippiler artık Woodstock ile anılacak ve Jean-Paul Sartre‘ın aktardığı gibi “kolektif özgürlüğün tüm bireysel özgürlüklerin bir araya gelmesinden daha başka bir şey olduğunun bilincine” varacaklardı.

Festivalin açılışını Richie Havens yaptı. Sweetwater, Sri Swami Satchidananda, Bert Sommer, Ravi Shankar, Tim Hardin, Melanie Safka, Arlo Guthrie ve Joan Baez festivalin ilk gününde sahneye çıkan diğer isimlerdi. İkinci gün Quill ile başladı. Country Joe McDonald, Santana, John B. Sebastian, Keef Hartley Band, The Incredible String Band, Canned Heat, Mountain, The Grateful Dead ve Creedence Clearwater Revival gruplarının performanslarıyla devam etti. Festivalin üçüncü gününde, sabahın erken saatlerinde The Who sahneye çıktı. Onları Jefferson Airplane, Joe Cocker, Country Joe & The Fish, Janis Joplin, Ten Years After, The Band, Johnny Winter, Sly & The Family Stone, Blood, Sweat & Tears, Crosby, Stills & Nash (and Young), Paul Butterfield Blues Band ve Sha Na Na takip etti. Kimilerinin performansı dördüncü güne sarktı. Festivalin son performansı için Jimi Hendrix sahneye çıktığında, izleyicilerin önemli bir kısmı eve dönüş yolundaydı.


Kaynak: The Atlantic