0   +   3   =  

Bütün dünya korona virüsünün sosyal, politik ve ekonomik sonuçlarını konuşmaya devam ederken bir yandan olumlu ve olumsuz gelecek senaryolarını da kestirmeye çalışıyor. Toplam kaybın milyon dolarlarla ölçülebileceği bir tabloyla karşı karşıya olan Hollywood’daki durumu özetleyelim.

Korona virüsünün küresel film endüstrisine zararının toplam 7 milyar dolar olduğu düşünülüyor. Bu sayının Mayıs ayıyla birlikte 17 milyar dolara yükseleceği öngörülüyor. Yapım şirketleri de devam eden projelerini sonlandırırken hâlihazırda milyon dolarlar harcadıkları bitmiş projelerinin planlanan vizyon tarihleri yaklaşırken ne yapacaklarını düşünüyorlar.

Her alanda olduğu gibi sinema sektöründe de ilk dalgalanmalar Uzak Doğu’da başladı. Ocak ayının sonunda Çin’de yaklaşık 70 bin sinema salonu kapanmıştı. Bu da özellikle normal şartlarda izleyici sayısının çok artacağı Çin yeni yılına denk geldiği için sektöre büyük bir darbe vurdu. Şubat’ta Güney Kore’de vizyona giren Sonic the Hedgehog (Jeff Fowler, 2020), yaklaşık 583 bin dolar hasılat yaparak battı. O sırada virüs diğer kıtalarda pek de ciddiye alınmıyordu.

Şu an geldiğimiz noktada film seyretmeye zaman ayırabilecek maddi ve manevi lükse sahip olsanız, hatta açık bir sinema salonu bulsanız dahi sinemaya gitmek, iki ya da üç saat boyunca bir sinema salonu dolusu insanla kapalı kalmak dünyanın hiçbir yerinde pek de akıl kârı değil gibi. Geçtiğimiz hafta ABD’de AMC ve Regal Sinemaları her salonu yüzde 50 dolulukla sınırlandıracağını açıklamıştı. ArcLight sinemaları sosyal mesafelenmeyi merkeze alan yeni bir oturma düzenine geçmiş, biri hariç tüm Alamo Drafthouse sinemaları (film sırasında akşam yemeği ve içecek servisi yapan sinemalar) kapanmıştı. Sonrasında Los Angeles ve New York belediye başkanları bu kentlerdeki tüm sinema salonlarının kapatılmasını emretti, bunun üzerine AMC ve Regal ülkedeki tüm sinemalarını kapattı.

Geçtiğimiz hafta Fast and Furious serisinin dokuzuncu filmi F9’un (Justin Lin, 2021) vizyon tarihinin 2020 baharından 2021 baharına ertelendiği açıklandı. Bu, yeni James Bond filmi No Time To Die’ın (Cary Joji Fukunaga, 2020) ardından ertelenen (Bond filmi Nisan 2020’den Kasım 2020’ye ertelendi) bir diğer büyük film oldu. Ayrıca dünya çapında yaygın olarak gösterime girmesi beklenen Mulan (Niki Caro, 2020) ve Shoplifters’ın yönetmeni Hirokazu Koreeda’nın “Altın Ayı” adayı yeni filmi The Truth’un ABD vizyon tarihi de ertelendi. A Quiet Place Part II ve Black Widow gibi anaakım filmlerin ve Dickens klasiğine modern bir yorum getiren The Personal History of David Copperfield’ın (Armando Iannucci, 2019) yanı sıra Kumail Nanjiani ve Issa Rae’i bir araya getiren The Lovebirds (Michael Showalter, 2020) de ertelenen filmler arasında. Wonder Woman 1984 (Patty Jenkins, 2020), Top Gun: Maverick (Joseph Kosinski, 2020), Ghostbusters: Afterlife (Jason Reitman, 2020) ve Tenet’ten (Christopher Nolan, 2020) ise henüz bir haber yok. Variety sonlandırılan ya da ertelenen dizi ve filmleri güncelliyor, oradan ayrıntılı bilgiye erişmek mümkün.

Geçtiğimiz hafta sektör devlerinin ev sineması opsiyonlarına dönük hamlelerine de sahne oldu. Disney Frozen 2’yu (Chris Buck, 2019) Disney+ platformuna eklerken Universal da vizyonda yalnızca bir iki hafta kalan The Invisible Man (Leigh Whannell, 2020), The Hunt (Craig Zobel, 2020) ve Emma’yı (Autumn de Wilde, 2020) seç-izle platformlarına verdi. Bu da “ev videosu aralığı” olarak adlandırılan 90 günlük sürenin (vizyona girdikten sonra çevrimiçi platformlara verilmeden önce filmin fiziksel formatlarda ya da dijital indirme opsiyonlarıyla satılması için ayrılan süre) şimdilik rafa kalkması anlamına geliyor. İlerleyen günlerde çevrimiçi seyir platformlarına dönük hamlelerin giderek artması şaşırtıcı olmaz.

16 Mart’ta, o sırada 27 gündür korona virüsü vakasının görülmediği Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nin başkenti Urumçi’deki Altın Palmiye Sineması tekrar açıldı. Sinemaya gelen izleyicilerin vücut ısıları ölçülüyor, ayrıca herkesin maske takması ve bilet alırken sosyal mesafalenmeye dikkat etmesi gerekiyor. Şu an Batı Avrupa’daki birçok ülkede tüm sinema salonları kapalı. Türkiye’de de benzer bir durum söz konusu. Hollywood ise doğası itibarıyla sosyal mesafelenme sağlayan arabalı sinemaları (drive-in) tercih eden seyirci sayısında kısa vadede bir artış olmasını umuyor.


Kaynak: The Ringer