7   +   8   =  

İnsanlığın uzay macerası, 1957’de Sovyetler Birliği‘nin Sputnik I adlı uyduyu fırlatmasıyla başladı. Sputnik, Sovyet teknolojisinin gelişmişlik düzeyi bakımından esaslı bir kanıttı ve bilimde dünyanın yegâne hakimi olduğu varsayılan Batı dünyasını köklerinden sarsmıştı. Aynı yıl uzaya gönderilen ve yörüngeye oturan Sputnik II, Laika adlı köpeği taşıyordu. Bu sırada uzay yarışının karşı tarafı ABD henüz ilk uydusunu bile fırlatamamıştı. Sovyetler Birliği bunlarla yetinmeyecek, 1959’da Ay’a ilk insansız uyduyu indirecek, ertesi yıl Belka ve Strelka adlı iki köpeği bir uzay aracıyla yörüngeye yerleştirip sağ salim geri döndürmeyi başaracak, 1961’de kozmonot Yuri Gagarin uzay aracı Vostok ile Dünya’nın çevresinde bir tur atacak, Valentina Tereshkova ise 1963’te uzaya çıkan ilk kadın olacaktı.

Sovyetler’in olağanüstü uzay macerasının yalnızca dünya tarihinde değil Rusların gündelik hayatında da kalıcı izler bıraktığı biliniyor. Çocukken bir kozmonot olmayı hayal eden fotoğrafçı Ivan Mikhailov da bu uzay macerasını Rusya’daki çocuk parklarını fotoğraflayarak hatırlıyor ve hatırlatıyor. Mikhailov, “Çocukken evimizin yakınlarında roket biçiminde bir kaydırak vardı. Geceleri kaydırağa uzanıp yıldızları seyrederdim, uzak gezegenleri ve uzay maceralarını düşünürdüm,” diye anlatıyor.

Mikhailov, doğduğu şehir Novocheboksarsk’ta gezinirken, uzaya fırlatılmaya hazır gibi görünen roket biçimli kaydırakların bulunduğu, çoğu Sovyetler Birliği zamanından kalma yaklaşık 40 adet çocuk parkı belirliyor. Kaydıraklar çocukları eğlendiren basit nesneler olarak görülebilir, ancak aynı zamanda insanlığın uzaydaki başarısının da birer sembolü olarak dikkat çekiyorlar. Mikhailov, uzayın keşfinin insanlık için hâlâ uzak bir hayal olduğunu söylüyor. Kaydıraklar, ona gerçekliklikten uzaklaşıp hayallere dalmasını sağlayan nostaljik bir çocukluk hikâyesini hatırlatıyor. Fotoğrafçı, çekimler sırasında da kaydıraklara uzanıp yıldızları seyrettiğini itiraf ediyor, ancak yıldızların çocukluğunda olduğundan çok daha uzakta göründüğünü de ekliyor.


Kaynak: The Calvert Journal