4   +   7   =  

Bu yıl ilk kez düzenlenmesi planlanan Yeniköy Caz Günleri, 16-18 Nisan 2020 tarihleri arasında gerçekleştirilecekti. Yerli ve yabancı müzisyenlerden oluşan ilgi çekici bir program oluşturmuş, yerele değer veren, yaşadığı çevreyi korumak ve geliştirmek isteyen yaklaşımıyla öne çıkmıştı. Gerisi, en şaşaalı festivallerden bir semt etrafında bir araya gelmiş gönüllülerden oluşan bu tip girişimlere dek dünyanın 2020’nin ilk çeyreğinden sonra gerçekleşmesi planlanan her etkinliği için bildiğimiz bir hikâye.

Peki, salgından önce ilk defa gerçekleştirilmesi planlanan, müziği bir semt etrafında buluşturması bakımından özgün bir örnek teşkil eden Yeniköy Caz Günleri bu günlerde ne yapıyor, ileride ne yapmayı planlıyor? Etkinliğin genel direktörü Başak Zorlu, salgının ardından hayatın sahil semtlerine, banliyölere kaymasıyla “şehir merkezi” algısının değişeceğini öngörüyor, böylelikle bu tür semt festivallerinin daha çok ilgi göreceğini umuyor: “Bu fikir ortaya çıktığından bu yana gönüllülük esasına dayalı çalışıyor, sponsorlardan aldığımız desteklerle ilerliyorduk. O açıdan değişen bir şey olmadı.”

vesaire.org’un 5. yıl özel edisyonunun temin edilebildiği noktalardan Yeniköy Kitapçısı’nın bir girişimi olan Yeniköy Caz Günleri, bu günlerde kitlesine web sitesinin blog sekmesi aracılığıyla sesleniyor. Zorlu, geçtiğimiz ay başlayan blog yazılarının uzun vadede farklı projelere evrilebileceğini belirtiyor: “Kültür-sanatta yerel hareketlere ve niyetlere, ayrıca caza, boğaza ve Yeniköy’e dair yazılar paylaşıyoruz. İnsanların yeni günlük rutinlerinin bir parçası olacak işler yapmanın peşindeyiz.” Blog’a buradan erişebilirsiniz.

Özetle, Yeniköy Caz Günleri ekibi şimdilik yazı yazıyor. Belki bir gün mahalleye caz da gelir…